Ana içeriğe atla

Kayıtlar

evde yaptım etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İLK KOMPOSTUM

Daha önce  kompost kovası aldığımı anlatmıştım. Kompost yapmak için kova dışında talaş ve Bokaşi sıvısına ihtiyacımız varmış. Kovam geldi ama diğer iki malzemem yoktu. Onları sipariş edip gelmesini bekledim. Yalnız bu Bokaşi sıvısı kovanın yarı fiyatı!! Buğday Derneği 'nin sitesinde süt, pirinç ve suyla yapılışı anlatılmış, ama ilk sefer olduğundan ben satın almayı seçtim. Bu sıvı sineklenmeyi, kokuyu engellerken gübreleşmeyi hızlandırıyormuş, onun için önemli. kompost sıvısı Malzemelerimi tamamladıktan sonra ilk kompostumu pazar günü kurdum.Çöp turşusu diyorlar ama turşu kurmaktan kolay.  Kovanın içindeki süzgeçli bölmenin üzerine biraz talaş serpip Bokaşi sıvısı püskürtüyoruz. Sonrasında organik atıklarımızı atıp bir poşet yardımıyla sıkıştırıyoruz. Benim kovamın içinde sıkıştırma aparatı var, onun için poşet kullanmama gerek kalmadı. Bokaşi kompostuna yumurta kabukları, ağartılmamış kağıt, mukavva, sebze kabukları, soğan kabuğu, narenciye kabukları atabiliyoruz. Bazı yerle...

BİMBAMBOM! ARTIK BENİM DE KOMPOST KOVAM VAR!

Kompost yapmak;  atıksız yaşam, sıfır atık ve minimalizme ilgi duyanların sık karşılaştıklarından. Ülkemiz, evde geri dönüşüm konularına uzak olduğundan Bokaşi Kompostundan üç sene  önce haberdar oldum. Japonca'dan gelen Bokaşi , mikroorganizmalarla fermente etmek anlamına geliyormuş. Evde çıkardığımız organik çöpleri, turşu gibi fermente ederek toprağa dönüştürüyoruz.  Topraktan aldığımızı toprağa veriyoruz tekrar. Çok romantik değil mi? İşte ben bu Bokaşi kompostunu duyduğumdan beri kovalara bakıp yalanıp duruyordum. Ama fiyatları yüksek geliyordu. Aslında basit bir mekanizma, elinden iş gelenler, matkabı olanlar kolaylıkla yapabilir, Youtube'da yapanların videoları da var. Maalesef benim bu konularda becerim olmadığından kovayı  almam gerekiyordu, nispeten fiyatı düşük bu kovayı kendime doğum günü hediyesi aldım.  Topraktan aldığımı toprağa vermek düşüncesi beni heyecanlandırmakla birlikte yaparken çöplerle haşır neşir olacağımdan zorlu aşamaları olacaktır ta...

EVDE EL KREMİ YAPIMI

  Havalar soğumaya başladı. Ellerim "krem, krem,krem" diye çığlıklar atıyor. Uzun zamandır evde yemek dışında bir şeyler denemediğimi fark ettim ve el kremi yapmak istedim.Tarif içok sevdiğim atıksız ev  sitesinden öğrendim.Üç malzemeli bir krem bu: -1 yemek kaşığı bal mumu -4 yemek kaşığı zeytinyağı -20 damla kokulu yağ(ben yasemin yağı kullandım) Minimlizmle ilgileniyorsanız sıfır atıkla, sıfır atıkla ilgileniyorsanız da strech filme alternatif balmumu kumaşla tanışmanız kaçınılmaz. Ben de bal mumu kumaş yapmak için bal mumu almıştım, ama bal mumu kumaş deneyimim hüsran oldu, ucube gibi şeyler çıktı ortaya .Bal mumum elimde kalmıştı, kullanmış oldum. Tarifte zorlayıcı malzeme bal mumu  olabilir.  Kaynayan su olu bir kabın içinde cam kasede bal mumu ve zeytinyağını benmari usulü, bal mumu eriyene kadar karıştırıyoruz. Burada bal mumunu rendelersek daha hızlı sonuç alırız.(Ben bütün koydum, erimesi uzun sürdü.) Bal mumu eriyince 20 damla kokulu yağı ekliyoruz, karışt...

YOGA WITH ADRIENNE

"Rahat-hazır ol!Serbestsiniz.." le geçen beden eğitimi dersleri, anne-babamı veya etrafımdakileri spor ya parken görmemiş olmak, spor  tutkusunun hücrelerimde yer almaması nedeniyle  spor yapmam gerektiğini düşünmedim hiç. Sonra bir gün sevmediğim bir iş arkadaşımla konuşurken spor yapmanın insanı mutlu ettiğini, google'da  araştırıp görebileceğimi söyledi, bunun üzerine araştırdım,öğrendim ve spor yapmaya başladım. Kendisini sevmesem de ufkumu açtığı için sık sık şükranla anıyorum. Ebru Şallı ile pilates vb. derken Bora Ercan'ın Hatha Yoga DVD si ile yoga yapmaya başladım ve çok iyi geldi. Zamanla hep aynı DVD, aynı hareketler etkisiz geldi ve nasıl oldu bilmiyorum Yoga With Adrienne ile tanıştım ve bayıldım. "Herkes için, ücretsiz, kaliteli yoga"  diyerek yola çıkan ve Youtube'da videolar yayınlayan Adrienne'in  ilk üç yıl çok izleyeni ve çok abonesi yokmuş, şimdiyse tüm dünyadan 7,58 milyon abonesi var.Köpeği Benji ile yoga yapan Adrie...

ALKALİ BESLENME

Alışkanlıklar nerede başlar, nerede biter? Bazı insanlar neden hep aynı saçma döngüde döner durur? Bilemiyorum. Mesleğim ve kontrolcü yapım nedeniyle olmalı bedenimde hep bir sızı var, bacaklarımda, sırtımda,boynumda..Düzenli yoga yaparsam ya da ekmeksiz, hafif beslenirsem ağrılarımdan kurtuluyorum, hafif hissediyorum, erken uyanıyorum.Yoga ile strese daha dayanıklı oluyorum, olaylara dışarıdan bakabiliyorum.  Öyle güzel ki...Sorun şu ki, bunu bile bile sürekli disipline olmayı bir türlü beceremiyorum. Türk mutfağı çok çeşitli, yemek konusunda en iyiyiz bence. Ama çok zaman gerekiyor,buna odaklanıldığından başka  konuda üretemediğimizi düşünüyorum. Baklava, börek, mantı, yaprak sarması...Bunları yapan kişinin başka bir şey yapmaya hali kalır mı? :) İşte üç yıl önce, yemeğe az zaman ayırayım, ona ayıracağım zamanı okumaya filan ayırırım diye salata ağırlıklı beslenmeye başladım, ekmeği bıraktım, meyveler gibi doğal şekerliler dışında şekeri bıraktım. O zaman bir parça çik...

#SEFERTASI HAREKETİ

#SEFERTASI HAREKETİ Memleket uzak olduğundan çocukken uzun otobüs yolculukları yapardık.Annem- o zamandaki başka anneler gibi- atıştırmalıklar hazırlardı, onlarsız yola çıkmazdık. Molalarda babam kardeşimle beni döner yemeye götürürdü, mutluluktan ölürdük. Annem bize eşlik eder ama yemezdi, dışarıdan ne zaman bir şey yese, midesi bozulurdu, hala da öyledir. Üniversiteye gittiğimin ilk  haftası döner kebap aşkına her gün dönercilerde dolaştım. Harçlığımın çoğunu iskender kebaba yatırdım. Sonrasında bedenim alarm vermeye başladı, sulu yemek istiyordu. İşte o zaman tencere yemeği insanı olduğumu anladım. İki gün üst üste fast food yesem mutsuz olurum. Bir de sevmediğim insanlarla yemeğe çıkarsam mutsuz olurum. Bunlardan kaçınmak için utana sıkıla başladı evden yemek götürme maceram.Başta iş yerindekiler yadırgayıp güldüler. O zamanlar blog yazmaz ama okurdum." Kafa Dergi " nin yazarı Mert o zamanlar İsveç'teydi ve İsveç'teki insanların yemeklerini yanında taş...

EVDE DEODORANT YAPIMI (ROLL ON İKAMESİ)

EVDE DEODORANT YAPIMI  (ROLL ON İKAMES İ)  Yıllar geçtikçe bedenlerimiz, hormonlarımız huy mu değiştiriyor ne? Eskiden çok terlemezken, son iki yıldır çok terler oldum. Kışın yeterli olan deodorantlar yazın yetmez oldu, bu yüzden son iki yıldır koltuk altlarım için  yazları kendi yaptığım deodorantı (krem demek daha doğru olur belki) kullanıyorum, piyasadaki hazırlardan çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Tarifi Youtube'daki "Eczacı Gözüyleé kanalıdan öğrendim. Yapmak için beş adet malzeme gerekli: karbonat, nişasta,limon suyu, hindistan cevizi  yağı ve uçucu yağ. Çabuk tüketemediğimden ve kolayca bozulduğundan ben tariftekinin yarı ölçülerini kullanıyorum. Bir yemek kaşığı karbonat, bir yemek kaşığı nişasta, yarım tatlı kaşığı limon suyu, iki buçuk yemek kaşığı hindistan cevizi yağı ve beş damla yasemin yağını iyice karıştırıp bir kaba koyuyoruz. Sonrasında parmaklarımızla koltuk altına sürüyoruz. Ellerimiz yağ olacağından banyoda lavabonun yanında durması ö...

KALİMBA

KALİMBA Kendimi bildiğimden beri Türk eğitim sisteminin ezberci olduğu lafını duyar, çok üstünde düşünmeden de bu konuda ahkam keserdim.31 yaşımda bir aydınlanma yaşadım ve Türk eğitim sisteminin bir ürünü olan şahsımın  vasıfsızlığını fark ettim. Bugün yaşadığım ve toplum olarak yaşadığımız pek çok sorunun nedeni olduğunu açıkça görebiliyorum artık. O kadar yıl beden eğitimi dersi almış olmama rağmen ne anatomi bilirim, ne de bireysel veya takım sporları ile ilgili bilgim vardır.O kadar saat  biyoloji dersi almış olsam da lenf sistemi diye bir şeyin olduğunu yeni duydum mesela. Rengarenk flütlerle sınıfları doldurmuş ancak ne flüt çalmayı, ne de başka bir enstrüman çalmayı öğrenememişimdir. Ortaokulla tanıştığım İngilizce'yi, üniverstede amacı diplomat yetiştirmek olan İngilizce(!) Uluslararası İlişkiler bölümünden başarıyla(!) mezun  olduğum halde ne konuşabiliyorum, ne konuşulanı anlayabiliyorum.  Hayatımın okulda geçen saatlerine üzülüyorum. Keşke ün...

SIVI SABUN YAPIMI

SIVI SABUN YAPIMI Her şey kredi borçlarımın bir türlü bitmemesiyle mi, yoksa zamanın bana bir türlü yetmemesi ile mi başladı, hatırlamıyorum. Aynı sorunlara sahip insanların çözüm yollarını araştırırken minimalizmle tanıştım. Az eşya, az insan, az yemek; çok zaman, çok para, çok doyum demekti. Eşyalarımda sadeleştim önce.İhtiyacım olan bir eşya olduğu zaman, almak yerine ne kullanabilirim diye sordum, daha az harcama yapmaya, evde daha çok yemek pişirmeye başladım. Satın almaktansa üretmeyi öğrenmenin bana daha çok haz verdiğini fark ettim. Temiz hava, güneş, doğa, hareket, müzik, kitap gibi aslında çocukluğumdan aşina olduğum basit şeylerin beni en çok mutlu eden şeyler olduğunu anladım. Başkaları ne der'den uzaklaşıp bu doğrultuda yaşamaya başlayınca dünya daha anlamlı oldu sanki. Minimalizme giriş yapınca ister istemez çevre, vegan beslenme, sürdürebilir moda, sıfır atık da hayatınıza giriyor. Ve sonra ne kadar çöp çıkardığınızı, her şeyin illa ki plastik ambalaja sokuş...

KEFİR YAPIMI

KEFİR YAPIMI kefir mayalama        Hep böyle sabahın köründe kuş cıvıltıları ile gözlerini açan, içinde hiç bitmeyen enerji kaynağı olup da şen şakrak yorulmadan koşuşturup duran o insanlardan olmak istemişimdir. Hoş "o güzel insanlar, o güzel atlara binip gittik"lerinden mi ne artık görünmez oldular. Neyse ne diyordum, içimdeki enerji kaynağını güçlü tutmak  için ilk 2009 yılında aktardan aldığım, minik şişe içindeki minik beyaz yaratıklarla başladı kefir yapma maceram. Kefir lerimin ömrü çok uzun olmadı. Öldüler. Sonrasında iş arkadaşım eşinin yaptığı mayaları verdi, onlarla düzeyli bir beraberliğimiz oldu.Tatile gitttiğimde dondurucuya koymayı unuttuğumdan kaybettim onları da. Sonrasında bir kaç kere daha aktardan maya aldım ama bir süre mayaladıktan sonra çoğalmak bir yana öldüler. İki yıl önce instagramda satın aldığım kefir mayalarım ise çalışmaya, çoğalmaya ve bağırsaklarımı mutlu etmeye devam ediyor. Mayadan mayaya fark edebiliyor, bu nedenle...

ELMA SİRKESİ

ELMA SİRKESİ  Neden elma sirkesi yapmaya başladığımı hatırlamıyorum. Sanırım mart ayıydı ve dolapta yemediğimiz pek çok elma vardı ve elma sirkesi ile temizlik popüler olmuştu. Hem elmaları değerlendireyim hem de bir şey üretmiş olayım amacıyla yaptım galiba. Öyle kolay ki o gün bugündür yapıyorum. Malzemelerimiz elma, 5 litrelik cam bir kavanoz, bir kaç tane nohut, su ve bir bardak sirke.  Kavanozun üçte ikisine doğranmış elmaları koyup üzerine bir bardak sirkeyi, nohutları  ekliyoruz ve kalan kısmına su doldurup ağzını bir bezle veya tülbentle kapatıp ışık almayan bir köşeye bırakıyoruz.  Elmaların çok büyük olmaması önemli.   Daha önce ışık almayan yerde yapmakla birlikte bu sene yerim olmadığından direk güneş almayan odanın köşesinde doğal ışıkta tuttum; yine de oldu.  Musluk suyu kullanmayın diyorlar, musluk suyuyla da yaptım sorun yaşamadım.  Son yaptığım sirkeyi ekim ayında, elma hasat mevsiminde hediye edilen elmala...

KOMBUCHA ÇAYI

KOMBUCHA ÇAYI Kırk yaşına doğru ilerlediğimden midir nedir son bir kaç yıldır sağlıklı kalmaya yardımcı olduğu  söylenen şeyler çekiyor beni. Aldığım kefir mayaları mideme iyi gelince; biraz daha geliştirmek için tecrübemi, hem probiyotik hem de prebiyotik olan kombucha mayası satın almaya karar veriyorum. Kombucha çayı, Çin-Mançurya da doğup Rusya üzerinden dünyaya yayılan bir içecekmiş. Tarihi yüzlerce (hatta binlerce) yıl öncesine dayanan bu içecek ölümden başka her derde deva olarak anlatılıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği, metabolizmayı  hızlandırarak kilo vermeyi kolaylaştırdığı, ciltteki kırışıklıklara, deri hastalıklarına, sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geldiği ve hatta bu çayın kanser hücrelerini öldürdüğü rivayet ediliyor. Avrupa'da marketlerde içecek reyonlarında satılacak kadar popüler. Zinde yaşlanmak isteyen ben  kombucha mantarı alıyorum hemen.  Minik mantarım, sulu çay içinde elime ulaşıyor. Kanım kaynıyor kendisine, çün...

HATHA YOGA(DVD)-BORA ERCAN/UMA JYOTI-ÜRÜN KURTİC

HATHA YOGA(DVD)-BORA ERCAN/UMA JYOTI-ÜRÜN KURTİC 2016 yılında iş stresi ve sürekli oturarak çalışmak yüzünden sırt ağrılarım dayanılmaz hale gelmişti. Sabahları yataktan kalkamayınca doktora gitmiştim ve fibromiyalji teşhisi konmuştu.Bulunduğum İç Anadolu şehrinde yoga kursu yoktu; Bora Ercan'ın Hatha Yoga DVD sini sipariş ettim ve bana yeni bir dünyanın kapıları açıldı. DVD nefes, asanalar, meditasyon, burun temizliği ve hazırlayanların yoga hakkındaki görüşlerinin yer aldığı bölümlerden oluşuyor. Nefes (Pranayama) bölümünde: *Karın nefesi *Tam yoga nefesi *Anuloma Viloma nefes uygulamaları öğretiliyor. Asanalar bir bebeğin gelişim sırasıyla    sırt üstü, yüz üstü, oturarak ve ayakta yapılan duruşlar olarak dört bölüme ayrılmış:     Sırtüstü Duruşlar Yüzüstü Duruşlar Oturarak Yapılan Duruşlar Ayakta Yapılan Duruşlar Ceset Duruşu Timsah Duruşu Uzun ayak oturma Dağ duruşu Bacak Kaldırma Ko...